Ana içeriğe atla

Suikast takibi Sarraf'a uzanmış

17 Aralık'taki rüşvet ve yolsuzluk operasyonunda tutuklanan Rıza Sarraf ile ilgili şok bir belge ortaya çıktı. 

Fatih Yağmur - RADİKAL 25.01.2014

Suudi Arabistan’ın ABD Büyükelçisi’ne Eylül 2011’de suikast hazırlığı yaparken tutuklanan İran asıllı Mansour Arbabslar’a gönderilen 1.5 milyon doların izini süren FBI’ın yolu Türkiye ’ye çıktı. Paranın Türkiye’deki iki şirket üzerinden gönderildiğini tespit eden FBI, MİT’ten yardım istedi. MİT’in hazırladığı raporda, söz konusu şirketlerin Rıza Sarraf’la bağlantılı olduğu tespit edildi. Arbabslar’ın hem mahkeme hem de polis sorgusunda suikast için İran’a seyahatler gerçekleştirdiğini, burada İran’ın Kudüs Güçleri’nde sorumlu düzeyde görevli kişilerle toplantılar yaparak suikastin nasıl icra edileceğini kararlaştırdıklarını belirttiği ifade ediliyor. 
BM’de kınanmıştı İddiaya göre, İran’dan 1.5 milyon dolar alan Arbabslar, Washington’un en işlek bölgelerinin birinde Suudi Arabistan Büyükelçisi yemek yerken bulunduğu restoranı patlatarak suikasti gerçekleştirecekti. 25 yıla mahkum olan Arbabslar, ABD makamlarındaki ifadesinde de bu bilgiyi doğruladı. Uluslararası krize neden olan bu olay sonrası Suudi Arabistan tarafından İran’ın kınanması için 193 üyeli BM Genel Kurulu’na oylama için sunulan karar tasarısına, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 106 ülke “evet” derken, 9 ülke “hayır” oyu kullanmıştı. 
MİT de araştırdı Arbabslar’ın bağlantılarına ilişkin çalışmalarını derinleştiren FBI, Türkiye’de yerleşik Azra İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi ile Hacer Mücevherat ve Kuyumculuk Turizm Otomotiv isimli firmalardan Mansour Arbabsiar’a suikast girişiminin hemen öncesinde yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirildiğini tespit etti. İddiaya göre FBI, Basra Körfezi’nde İran ve Suudi Arabistan arasında büyük bir krize dönüşme potansiyeline sahip böyle bir konuda, MİT’ten çok gizli bir notla hassas bir çalışma yapması için yardım talebinde bulundu. MİT işin içinde para transferinin de olması nedeniyle MASAK’tan yardım alarak yaptığı araştırmada çarpıcı bulgulara ulaştı. Konuya ilişkin tespitler hemen bir not haline getirilip, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a sunuldu. “Arz notu” yazılı MİT belgesinde, “Bahsi geçen firmaların Rococo İş Merkezi’nde faaliyet gösterdikleri, işyerlerinin İranlı şahıslarca işletildiği ancak, komşu esnaf tarafından ne iş yaptıklarının bilinmediği, aynı işyerinde 422 numaralı dükkanda ise Rıza Zarrab’ın adamlarından Abdulkadir Happani adına tesisli bir telefon numarası bulunduğu” şeklinde bilgiler yer alıyor.


Şüpheli para transferleri
MİT belgesinde Rıza Sarraf’la ilgili, “Türkiye-İran arasında illegal yollardan yüksek montanlı para transferleri yaptığı, Türkiye’ye soktuğu paraların İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın Özel Kalemi İsfendiyar Rahim Meşai’ye ait olduğu, Rahim Meşai’nin Reza Zerrab ve Ebru Gündeş’i İran’a gittiklerinde özel bir restoranda ağırladığı” bölümüne özellikle kalın harflerle vurguda bulunuluyor.
Belgede yer alan iddiaya göre ayrıca Sarraf’ın ortağı olduğu iddia edilen Malak Ahmadi’nin Afrika’daki bir terör operasyonu için para transferi yaptığı, El Kaide’nin tutuklu bulunan finansörlerinden Ubaida Al-Qahtani’ye de para gönderdiği, aynı zamanda zehir ağıyla da bağlantılı olabileceği belirtiliyor.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gülencilerin kabahatlerini sorgulayamaması, eleştirilere hakaretleri…

Ak trollerden muhalif olan herkes nasibini almıştır. Linç, hakaret ve tehditle AKP’yi eleştirenleri yıpratmak için ellerinden geleni yaparak eleştirinin önünü almaya gayret ederlerdi.
Bugün Gülenistler de farkında olsun veya olmasın (bana göre farkında bile değiller) ak trollerle aynı kefeye koydular kendilerini.
Cemaati eleştirmek büyük günahmış gibi, üzerinde bir kutsal dokunulmazlık varmışcasına deli gibi eleştirene saldırıyorlar. Ve bunu yaparken içlerindeki kibri de dışa vuruyorlar, öfkeyi de, nefreti de…
“Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği fark etmezsin” der İsa…
Önce inandıkları cemaati sorgulamalılar. Kısaca çok uzatmadan birkaç örnekle onlara başlayacakları yeri de işaret edeyim;
Bir füze ateşlenmiş, bir binaya doğru geliyor. Bundan kaçmanın yolu gözükmüyor. Binayı yerle bir edecek. Binanın sahibi, kendince çözüm olarak herkesi binada toplanmaya davet ediyor. Herkes elinde avucunda ne varsa alıp binada konuşlanıyor. Sonuç olarak isabet alınca bin…

Çaycılıktan suç imparatorluğuna: Galip Öztürk'ün hayatı

Cinayete azmettirmek ve çeşitli suçlardan müebbet ve 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Metro Turizm'in sahibi Galip Öztürk, son günlerde tekrar gündeme geldi. Metro Turizm'e ait otobüslerin kaza yapması üzerine gündeme gelen Öztürk hakkında sosyal medyada çeşitli yorumlar yapıldı. Öztürk'ün kim olduğu, ne ile suçlandığı ve Öztürk'ün iddia ettiği gibi gerçekten bir kumpasa mı uğradığı tartışılan başlıca konulardandı. Peki Galip Öztürk kim? Grihat, Galip Öztürk dosyasını açtı. İşte çaycılıkla başlayan ve kimilerine göre suç imparatorluğu kimilerine göre ise iş adamı olan Öztürk'ün hayat hikayesi...
Galip Öztürk, 19 Nisan 1965 tarihinde Samsun’un Ayvacık ilçesinde ailesinin beş çocuğundan biri olarak doğdu. İlköğrenimini Çarşamba'da tamamladıktan sonra 13 yaşındayken İstanbul'a giderek Topkapı'da bir çay ocağında çalışmaya başladı. Ardından o zamanlar Topkapı'da bulunan şehir terminalinde çay ocağı ve tuvalet işletmeciliği yapmaya başladı. Kısa sü…

Uyuşturucu kaçakçılığından silah kaçakçılığına: Mit tırları

Adana’da durdurulan patlayıcı yüklü 3 tır, Ankara’dan yapılan bir ihbar neticesinde durdurulmuştu. Yapılan ihbarda Adana’ya doğru gelen 3 tırın patlayıcı yüklü olduğu ifade ediliyordu. Türkiye’nin gündemini değiştiren tırların durdurulması olayı bu ihbarla başlamıştı.


O ihbarın öncesine kadar ki sürece bakıldığında ise yapılan soruşturma sonucu ihbarı yapan kişinin bir asker olduğu ortaya çıkmıştı. Üstelik tırlarda görev alan MİT personelinin, 29 kişilik bir uyuşturucu kaçakçılığı dosyasında yer alan 7 kişi olduğu da yapılan soruşturma ile açığa çıktı.


Patlayıcı yüklü tırlarla ilgili dosyaya göre Ankara İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından uyuşturucu madde ve kaçakçılıkla mücadele kanunu kapsamında  29 kişiye ait 42 telefon numarası için Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nden önleyici dinleme kararı alınıyor. (2014/51, 2014/122. 2014/144 teknik takip numaralı kararlar)


Uzman Çavuş G.M.'nin ifadesine göre 8 Ocak 2014 tarihinde AKOM Jandarma Çavuş M.Ö. önleme kapsa…